Yeni Bir Dil Öğrenmek, Kumar Oynamakla Eşdeğer Mi?

Sence yeni bir dil öğrenmek, kumar oynarken yaşanan hazla eşdeğer mi? Kumar sevdalılardan “Tabi ki hayır” seslerini duyabiliyoruz. Bir kez daha düşün. Çünkü bu konuda yapılan bilimsel araştırma sonuçlarını öğrenince çok şaşıracaksın!

Bilim adamları gün be gün karmaşık beyinlerimizi keşfetmekle uğraşıyor. Bu sefer gözlerini yeni dil öğrenen yetişkinlere çevirmişler ve yeni bir dil öğrenmenin beyinde yarattığı etkileri araştırmışlar. Peki sonuçlar ne derseniz buyurunuz;

Barselona Üniversitesi (UB), Bellvitge Biomedikal Araştırma Enstitüsü (IDIBELL) ve Otto Von Guericke Üniversitesi araştırmacıları geçtiğimiz Kasım ayında ortaklaşa bir deney yapmışlar. 36 yetişkin denek üzerinde çalışan araştırmacılar, deneklerine iki farklı deney uygulamışlar. İlk deneyde amaç, insanların belirli bir aktivite yaparken hangi beyin bölgelerini kullandıklarını ortaya çıkarmakmış.

Öncelikle deneklerden yabancı bir kelimeyi iki farklı cümlenin içine yerleştirerek, yabancı kelimenin anlamını çözmelerini istemişler. Örneğin, “Her Pazar anneannesi JEDIN’e gidiyormuş.” , “Adam JEDIN’de gömülmüş” cümlesini göstererek, “JEDIN” kelimesinin ne anlama geldiğini tahmin etmeleri istenmiş. Denekler iki cümleyi de dikkate alarak JEDIN kelimesinin mezar anlamına geldiğini anladıklarını açıklamışlar. Yeni bir kelime öğrenen yetişkin deneklerin, ana dillerinden farklı bir dil öğrenirken beyinlerinde iki uyarıcı sistemin, “ödül” ve “motivasyon” sistemlerinin aktif hale geldiği açığa çıkmış.

İkinci deneyde ise denekleri bu sefer kumar masasına oturtmuşlar ve parayla kumar oynamalarını istemişler. Kumarda para kazanmaya başlayan deneklerde, aynı ilk deneyde olduğu gibi “ödül” ve “motivasyon” sistemlerinin devreye girdiği görülmüş.

İkinci Bir Dil Öğrenme Motivasyonu Hayat Boyu Devam Ediyor!

Businessman Wearing Cape

Bu sistemlerin aktif hale gelmesinin önemi nedir derseniz; eski araştırmalara göre “ödül” ve “motivasyon” sistemleri insan beyninde sadece yemek yerken, oyun oynarken, cinsel ilişkiye girerken, kumar oynarken ve uyuşturucu kullanırken ortaya çıkıyordu. Dil öğrenmek daha önceleri bu sistemlerle asla bağdaştırılmıyordu. Temel dürtülerimizin uyardığı bu sistemlerin, aynı zamanda yetişkin bir bireyde yeni bir dil öğrenirken de aktif hale gelebilmesi oldukça şaşırtıcı. Ayrıca bu sistemlerin insanların duygularıyla aktifleşen sistemler olması da dil öğreniminin duygulardan etkilenmeyle de alakalı olduğunu bize anlatıyor.

Anlaşılıyor ki, dil öğrenimi aynı yemek yedikten ve cinsel ilişkiye girdikten sonra duyulan haz ve motivasyon hissini birebir aynı şekilde verebiliyor.Bu sonuçlar da insanların öğrenme motivasyonunun hayat boyu devam ettiğini ve bu motivasyonun yetişkinlere ikinci bir dil öğrenmelerinde faydalı olduğunu gösteriyor.

Gelecekte Dil Öğrenmek Daha Kolay Olabilir Mi?

learning_korean

Dil öğreniminin beyin tarafından bu şekillerde desteklenmesi evrim açısından önemli bir hipotez. Zamanla insanlığın beyinlerinin bu şekilde evrimleşmesi mümkün mü, henüz bilinmiyor… Fakat açıktır ki devrim niteliğindeki bu araştırmayla ileriki yıllarda dil ile ilgili problem yaşayan hastaların ve kolaylıkla yeni bir dil öğrenmek isteyen kişilerin beyinlerindeki ödüllendirme sistemlerini bilimsel araçlarla canlandırarak dil öğrenimi kolaylaşacak. Ödüllendirme bölgesi ne kadar aktif edilirse, kişi o kadar çok kelime öğrenebilecek. Bizden demesi, ne kadar zaman sonra bilimsel yollarla insanların dil öğrenimi kolaylaştırılır bilinmez, siz tedbiri elden bırakmayın ve o günleri beklemeyin. Şimdiden ikinci bir dil öğrenmeye bakın!