İngilizce Öğrenmek İçin Okullarda Öğretilmeyen 10 İpucu

Tüm dünya tarafından “Küresel ortak dil” olarak tanımlanan ve en çok konuşulan dil İngilizceyi öğrenmenin çeşitli yolları var. Yolda yürürken elinize sıkıştırılan “ucuz!” kurs ilanlarına başvurabilir, sözlük karıştırabilir veya gramer kitaplarına boğulabilirsiniz. Ancak kitapları baştan sona ezberlemek yeterli olmadığı gibi çoğu zaman sizi vakit konusunda zorlayabilir, öğrenme konusunda ise yetersiz kalabilir. İşte burada olaya el koyuyor ve size dil öğreniminizi kolaylaştıracak pratik ipuçları veriyoruz;

1. Odaklan ve İyi Dinle

Yabancı müzik dinlerken, yabancı bir televizyon kanalı ve film izlerken sadece duyma; iyice dinle. Kelimelerin her birini dinlemeye ve anlamaya çalış. Hatta içinden tekrarla. Kulaklarını bunun için eğitirsen, bundan sonra duyduğun her kelimeyi hemen hafızana alırsın. Sadece hafızana almakla kalmaz, söyleyiş biçimini ve cümle içinde kullanılacağı yeri de öğrenirsin.

2. Evindeki Eşyaları Etiketle

Evindeki Eşyaları Etiketle

Öğreneceğin dildeki kelimeleri ezberlemek için yaşam alanında her gün önünden geçtiğin ya da kullandığın eşyaların İngilizce anlamlarını küçük not kağıtlarına yazabilir ve daha sonra o eşyaların üzerine yapıştırabilirsin. Bu senin ne işine mi yaracak? Dur hemen anlatalım.

Örneğin her sabah işe gitmeden önce banyoda aynaya baktığını farz edelim. Aynanın üzerine “Mirror”, diş fırçanın üzerine “Toothbrush” etiketi yapıştırarak, her gün kullandığın eşyaların İngilizcedeki kelime anlamını kendine hatırlatabilirsin.

3. Kendi Kendine Konuş

Eşyaları etiketlemekten biraz daha ileriye giderek, evde yaptığın her işi İngilizce cümleye dök. Televizyonun karşısında yayılırken “Şu an televizyon izliyorum” cümlesini sesli olarak “I’m watching television right now” diyebilirsin. Bunun gibi cümleler kurmak İngilizce telaffuzunu iyileştirirken eksiklerini de fark etmene sebep olacak. Tam kelimeyi hatırlayamadığın ve cümleyi kuramadığını fark ettiğin anda ise koş sözlüğüne bak. Bu sayede o kelimeyi ve cümle yapısını unutman kolay olmayacak. Etrafında kendi kendine konuşan birini gören ailen ya da arkadaşlarının garip bakışlarına ise asla aldırma. Başarıya giden yol azimdir.

4. Filmlerin Altyazısına Bağlı Kalma!

Filmlerin Altyazısına Bağlı Kalma!

Yabancı bir filmi izlemek, evet, dil öğreniminizi kolaylaştırır. Ancak filmi altyazılı izlerken gözünü altyazıdan ayırmazsan, işte orada işler değişir.

Peki ne yapalım?
  • Kendine öğrenmek istediğin dilde, ilgini çeken bir konuda, bol replikli bir film seç.
  • Yabancı filmleri asla Türkçe dublajlı izleme.
  • Filmi önce altyazılı, sonra da altyazısız izle. Altyazılı film izlerken sadece altyazıyı okumaya kaptırma, replikleri iyi dinle, sonra da anlamına odaklan. Daha sonra altyazısız izleyince bak bakalım hangi cümleleri anlayamıyorsun.
  • Filmi izlerken aralarda durdurarak filmdeki replikleri sesli olarak tekrarla. Telaffuzun için çok önemli.
  • Bulabilirsen filmin senaryosunun ya da özetinin yazıcıdan çıktısını al. Hangi kelimeleri bilmiyorsan onları işaretle, ardından anlamını öğren.
  • Filmle ilgili bilgilerin, film kritiklerinin veya oyuncu röportajlarının yer aldığı internet sitelerinde gezin. Okumaya çalışırken anlamadığın kelimelerin anlamlarını öğren.

5. “Yabancılarla Konuşma Çocuğum!” Kuralını Unut!

Artık büyük bir çocuksun. Büyüklerimizin aman oğlum, aman kızım yabancılarla konuşma öğüdünü geçmişte bırakma zamanı geldi. Karşılaştığın yabancı uyruklu insanlarla mutlaka konuşmayı dene. Çünkü İngilizcedeki bütün gramer kurallarını bilmek, iyi İngilizce konuşacağın anlamına gelmiyor. Senin alıştırmaya ihtiyacın var. Kimse mükemmel değil, insanlar bana gülecek, konuştuğum kişi beni anlamayacak kaygısından da kurtulmaya çalış. Konuşurken bazı yerlerde takılabilirsin. Kimin umurunda?! Başka kelimeler kullanarak aynı şeyi anlatmayı dene. Emin ol bunu yapmaya çalışırken daha fazla efor sarf edecek ve kurduğun diğer cümlelerle İngilizceni farkında olmadan geliştireceksin.

6. Yeni Şeyler Dene!

Yeni Şeyler Dene!

Burada İngilizceyi öğrenmek için kendini baştan yaratman gerektiğinden bahsetmiyoruz. Hayatına katacağın birkaç yeni alışkanlıkla dil öğreniminde nasıl boyut atlayacağına inanamayacaksın.

Yeni Şeyler Neler;
  • Sürekli Türkçe müzik dinlemekten vazgeç. İngilizce müzikler dinlerken internetten sözlerine bak. Bu sayede kelime dağarcığını geliştirirken müzik kültürünü de geliştirirsin, fena mı?
  • İngilizce haber ya da eğlence kanallarını izle. Yabancıların yaşam biçimleri ve konuşmalarından hangi kelimeyi nerede kullandıklarını öğrenince çok şaşıracaksın. Hiçbir şey kitaplarda öğretildiği gibi değil. BBC News ve E Entertainment kanalları da bizden sana tavsiye.
  • İngilizce gazete, dergi ve kitap yayınları oku. Günde sadece 15 dakika okumak bilmediğin İngilizce kelimeleri öğrenmek için harika bir yöntem. Kitap konusunda, başlangıçta zorlanmamak için çocuk kitapları okuyabilirsin.
  • Youtube’dan İngilizce öğrenmek üzerine hazırlanan ders videolarını izle.
  • Seninle gün içerisinde İngilizce konuşabilecek bir arkadaş bul. Bu arkadaşın uyruğunun ne olduğu önemli değil. Önemli olan birlikte İngilizceni geliştirebileceğin biriyle konuşabiliyor olman.

7. Bilgisayar Oyunu Oynayarak Neden İngilizce Öğrenilmesin?

Bilgisayar Oyunu Oynayarak Neden İngilizce Öğrenilmesin?

Araştırmalara göre oyun oynarken İngilizce öğrenmek kesinlikle daha kolay. Dünya çapında üretilen bilgisayar oyunlarının ve online oyunların bir çoğunun dil tercihi İngilizce. Ayrıca yine birçoğunda online, yazarak veya mikrofonla sohbet imkanı tanınıyor. Oyunda ilerlemek için sistem tarafından verilen İngilizce komutları ve tanımları okumak ve anlamlarını öğrenerek uygulamaya geçirmek, İngilizceyi uygulamalı olarak öğrenmeni sağlayacak.

Aynı zamanda online oyun sitelerinde “gerçek hayat İngilizcesi” konuşabileceğin milyonlarca oyuncu bulunuyor.

8. “Sevgili” Günlüğüne Yaz

“Sevgili” Günlüğüne Yaz

Gün içerisinde yaşadıklarını ve konuşulanları İngilizce olarak günlüğüne yazmaya ne dersin? Çok detaylı anlatmakta en başta zorlanırsan o gün havanın nasıl olduğunu, nasıl hissettiğini kısa cümlelerle de yazabilirsin. Bu neye yarar arkadaş dersen, aslında bu yöntem senin İngilizce yazma, konuşma ve gramer bilgini geliştirmeni sağlayacak. Aynı zamanda geçmiş tarihli yazılarına bakarak gün be gün gelişimini gözlemleyebilir ve bu sayede hatalarını düzeltebilirsin. Hadi başlıyoruz; “Dear Diary…”

9. İngilizce Bahane, Seyahat Şahane

 İngilizce Bahane, Seyahat Şahane

Eğer maddi imkanların uygunsa, iş ve okulunu aksatmayacak bir zaman sağlayabilirsen İngilizcenin resmi dil olarak konuşulduğu ülkelere mutlaka seyahat et. Yabancı ülkelerde gezebilmek, alışveriş yapabilmek, yol bulabilmek, yemek yiyebilmek için bol bol ülkenin yerlileriyle konuşman gerekecek ve sarf ettiğin bu çaba İngilizceni fevkalade geliştirecek. Bu arada yanında Türk biriyle yurtdışına çıkarsan, kendi aranızda da İngilizce konuşmaya özen gösterin. Yoksa bu seyahatin sana bir faydası olmaz.

10. Aktivitelerin Aranan İnsanı Ol

 Aktivitelerin Aranan İnsanı Ol

Ara, bul, katıl. İngilizce konuşan insanların dahil olduğu aktivitelere katılıp arkadaş edinmek sana pek yarayacak. Eğlence etkinlikleri, dernekler, kurslar, spor aktiviteleri gibi birçok kültürden insanın olduğu etkinliklerde yer al. Ortak çalışmalar yaparken ya da eğlenirken İngilizce konuşmanı geliştirebilirsin. İngilizce bir kenara, sosyal bir insan olmak, kişisel gelişimine katkı sağlarken, arkadaş çevreni de genişletecektir.